Ornitorenk: Doğanın Kural Tanımaz Canlısı

Ornitorenk, doğanın adeta kurallarını unutarak tasarladığı bir canlıdır: ördek gagalı, kunduz kuyruklu, perdeli ayaklı bir memeli — ki üstelik yumurtlar ve zehir salgılar. İlk örneği Avrupa’ya gönderildiğinde bilim insanları bunu bir şaka, farklı hayvanların parçalarının dikildiği bir sahtecilik sanmıştı. Oysa gerçekti ve doğanın ne kadar yaratıcı olabileceğinin canlı bir kanıtıydı.
Nasıl bir canlı?
Ornitorenk, Avustralya’nın doğusundaki ve Tazmanya’daki tatlı su nehir ve göllerinde yaşar. Bir kedi büyüklüğündedir; su geçirmez kalın bir kürkü, yüzmeye yarayan perdeli ayakları ve yağ depoladığı geniş, yassı bir kuyruğu vardır. Etçildir ve suyun dibindeki böcek larvaları, solucanlar ve küçük kabuklularla beslenir. İlginçtir ki dişleri yoktur; avını, dibden aldığı çakıl taşlarıyla birlikte ezerek yer.
Memeli mi, kuş mu, sürüngen mi?
Cevap: memeli, ama çok sıra dışı bir memeli. Ornitorenk, “tek delikliler” (monotremler) denen, yumurtlayan nadir memeli grubuna aittir. Yani tıpkı kuşlar ve sürüngenler gibi yumurta bırakır, ama yavrularını süt ile besler — ki bu memelilere özgü bir davranıştır. Bu tuhaf karışım, onu memeli evriminin en eski dallarından birinin yaşayan bir temsilcisi yapar.
Elektrikle avlanan bir gaga
Ornitorenk avlanırken gözlerini, kulaklarını ve burnunu kapatır; peki avını nasıl bulur? Sırrı o yumuşak gagasında saklı. Gagada, avlarının kas hareketlerinden yayılan minik elektrik sinyallerini algılayan binlerce elektroreseptör bulunur. Yani ornitorenk, karanlık ve bulanık suyun dibinde adeta canlı bir radar gibi, elektrik hisleriyle avlanır.
Meme başı olmayan bir anne
Ornitorenğin süt vermesi bile alışılmadıktır: Meme başları yoktur. Bunun yerine süt, derisindeki gözeneklerden adeta ter gibi sızar ve karnındaki kürkte birikir; yavrular da bu kürkü yalayarak beslenir. “Puggle” adı verilen yavrular yumurtadan çıktığında minicik ve savunmasızdır.
Zehirli bir memeli
Memeliler arasında zehir oldukça nadirdir, ama erkek ornitorenk bu kuralı da bozar. Arka ayak bileklerinde, üreme döneminde rakip erkeklere karşı kullandığı zehirli mahmuzlar taşır. Bu zehir bir insanı öldürmez, ama son derece şiddetli ve uzun süren bir acıya yol açar.
Karanlıkta parlıyor: en tuhaf detaylar
Ornitorenğin sürprizleri bitmez. Son yıllarda keşfedildi ki kürkü, morötesi (UV) ışık altında yeşilimsi-mavi bir renkte parlıyor (biyofloresans). Genetiği de en az görünüşü kadar karmaşıktır: Çoğu memelide iki cinsiyet kromozomu varken, ornitorenkte tam on tane bulunur ve genlerinde hem memeli hem kuş hem de sürüngen izleri taşır.
Bunu neden umursayalım?
Çünkü ornitorenk, evrimin canlı bir zaman kapsülüdür. Memelilerin, sürüngen benzeri atalardan nasıl evrildiğine dair ipuçlarını hâlâ üzerinde taşır. Ona baktığımızda, doğanın önceden çizilmiş bir plana göre değil, işe yarayan her çözümü deneyerek ilerlediğini görürüz. Kısacası ornitorenk, “olağan” diye bir kural olmadığının en sevimli kanıtıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ornitorenk yumurtlayan bir memeli mi?
Evet. Ornitorenk, yumurtlayarak çoğalan ama yavrularını sütle besleyen nadir memelilerden biridir. Bu özelliğiyle memeliler ile yumurtlayan atalar arasında bir köprü gibidir.
Ornitorenğin zehri tehlikeli mi?
İnsan için öldürücü değildir, ancak erkek ornitorenğin mahmuzundaki zehir çok şiddetli ve saatlerce, hatta günlerce süren bir acıya neden olabilir. Bu yüzden yabani bir ornitorenge dokunmaktan kaçınmak gerekir.
Ornitorenk nerede yaşar?
Yalnızca Avustralya’nın doğu kıyısı ile Tazmanya’daki tatlı su nehirlerinde, derelerinde ve göllerinde yaşar. Dünyanın başka hiçbir yerinde doğal olarak bulunmaz.
Ornitorenk ne yer?
Etçildir; suyun dibindeki böcek larvaları, solucanlar, küçük karidesler ve kabuklu omurgasızlarla beslenir. Dişi olmadığı için avını çakıl taşları yardımıyla ezerek yutar.



